Ünlü Türk prof buldu

Dünya son 50 yılın en büyük v'irüs salgınıyla boğuşuyor Milyonlarca Doktor buna bir ilaç yada aşı bulmak için gece gündüz çalışırken Türkiye'den çok güzel haberler peşi sıra gelmeye devam ediyor

 Ünlü Türk prof buldu

30.03.2020 - 10:16

Güncelleme : 30.03.2020 - 10:16
24.905 views

Dünya son 50 yılın en büyük v’irüs salgınıyla boğuşuyor Milyonlarca Doktor buna bir ilaç yada aşı bulmak için gece gündüz çalışırken Türkiye’den çok güzel haberler peşi sıra gelmeye devam ediyor

Tüm Türkiye C’orona v’irüsü ile mücadelede dünya seferber olmuş durumda. Tüm bilim insanları v’irüsü yenecek tedavi ve aşı çalışmalarına yoğunlaştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank A Haber’de 1 milyar TL Araştırma Geliştirme desteği sunulabileceğini söyledi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan onay aldıklarını ve çalışmalara finansal her türü desteğin sağlanacağını söyledi. Türkiye’de bilim insanları çalışmalarına hız verirken, müjde gibi bir haber dünyaca ünlü Türk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercüment Ovalı’dan geldi. Ovalı, “6 Nisan’da ilk C’ovid spesifik immun plazma 12 hastanin tedavisi için bir klinik çalışma kapsamında kullanılmaya başlıyor. Bakanlık projemize onay verdi. Üretim başladı. Kahramanlarımı öpüyorum” diyerek duyurdu.

Gelişmeyi sosyal medya hesabından duyuran Ovalı, “6 Nisan’da ilk k’orona spesifik immun plazma 12 hastanin tedavisi için bir klinik çalışma kapsamında kullanılmaya başlıyor. Bakanlık projemize onay verdi. Üretim başladı. Kahramanlarımı öpüyorum” dedi.

Kök hücre ve yapay deri çalışmalarıyla dünya çapında tanınan Prof. Dr. Ercüment Ovalı “28 kahraman Türk çocuğu” dediği ekibiyle birlikte laboratuvara girdi. Ovalı ve ekibi hazırladıkları projeyi Sağlık Bakanlığı’na sundu.

ÜNLÜ PROF PROJESİNİ SUNDU

Prof. Dr. Ercüment Ovalı ve ekibi k!orona v!irüs vakalarının, hastalığı yenen insanların kanındaki antikorlar aracılığı ile tedavi edilebilmesi için proje hazırladı. Ovalı yaptıkları çalışmayı şöyle anlatmıştı: “Tedavi ile ilgili 4 proje hazırlamıştık. Çok kişinin bir arada olmaması için personel sayısını azalttık. İçlerinden biri, bir gün evvel beni aradı ve ‘Hocam kanıma dokunuyor, biz böyle evde elimiz kolumuz bağlı duracak mıyız?

Öleceksek de adam gibi ölelim’ dedi. ‘Ne yapmak istiyorsun? İnsanların kaçtığı bir virüsü milyonlarca defa lobaratuvarda çalışacaksın ve sadece 15 santim ötende olacak. Hepiniz hayatınızdan olursunuz’ dedim. ‘Ben varım’ dedi. Sabah baktım bütün ekip toplanmış. Sadece başarmak için geldiler ve Türkiye’de bizim gibi bir sürü ekip var. Biz bunlardan biriyiz.”

HASTALIĞI YENENLERİN KANINDAKİ ANTİKORLARIN İZOLE EDİLİP MEVCUT HASTALARDA KULLANILMASI

Prof. Dr. Ercüment Ovalı, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’na (TÜSEB) destek amacıyla başvurduklarını söylemişti. Ovalı, hazırladıkları projenin ayrıntılarını da şöyle anlattı: “S’algınla yüz yüze geldiğimizden beri grup olarak yetiştirmek için çok yoğun çalışıyoruz. Bir yere de geldik. Bakanlık aşı çalışmalarına başladı. Biz ikinci bir çağrı için öneri verdik.

Bize çok hızlı dönecekler. Aşı koruyucu bir çalışma ancak başarısız olma ihtimali var. Hazırlamak kolay ama işe yaramayabilir, tekrar tekrar üzerine çalışmak gerekir ve bu zaman alır. Biz bakanlığa hiperimmün globalizm hazırlanması önerisini verdik. Yenen insanların kanından bu hastalığı durduracak antikorların izole edilerek diğer insanların tedavisinde ve korunmasında kullanılması esasına dayanıyor. Hastalığı yenenlerin plazma ve hücre bağışında bulunması gerekiyor. Yoğun bakımda yatan hastalar için bağışık olan insanların hücrelerini ve kanındaki antikorlarını kullanacağız.”

Prof. Dr. Ercüment Ovalı, toplum içinde görünen hastalar kadar yenenlerin de bulunduğunu ifade etti. Ovalı, “Sağlık Bakanlığı hızla donör çağrısında bulunmalı. ABD’de sağlık enstitüsü 18 yaş üstü kişilere çağrı yaptı. Hastalığı yenenleri teşhis etmemiz gerekiyor. Antiviral ilaçların yan etkileri çok fazla. İnsan kanından yapılacak olanların yan etkisi karşılaştırılmayacak kadar az” dedi.

Ovalı, dünyada bununla ilgili çalışmaların hangi aşamada olduğunu da şöyle yanıtladı: “S’ARS ve M’ERS’te bu yöntem kullanıldı. Ancak yeni tip k’orona v’irüs enfeksiyonu bizim için çok yeni. Önce toplumun bir kısmının bu hastalığı yenmesi gerekiyor. Ondan sonra bu grup donör olacak ve ilaç çalışması yapılacak. Bu, tarihin en eski ve emniyetli bir teknolojisidir. Bu hastalığı yenecek olan şey,